Homeopatİ Nedİr?

Homeopati Yununca homios (benzer) ve pathos (hastalık) kelimelerinden türemiştir. Homeopatik iyileştirmenin amacı, sağlığı çabuk ve ılımlı bir şekilde onarmak ve bunu kalıcı kılmaktır. Başka bir deyişle, net ve anlaşılabilir prensiplere dayanarak, en seri, güvenilir ve hastaya zarar vermeyen yolla, hastalığın tamamı ortadan kaldırılır (Organon paragraf 2).

Homeopatinin temel yasası smila smilibus curentur'dur (Benzer benzeri tedavi eder). Bu kurala göre hastalık belirtileriyle, ilacın sağlıklı bireylere verildiğinde yarattığı belirtiler ne kadar örtüşürse, tedavi o oranda başarılı olur.

Homeopati bireysel tedavi yapar. Hastayı bütüncül (holistik) bir biçimde ele alırken allopatiden farklı olarak davranışsal, mental ve psikolojik düzeyde de sağaltır. Sağaltımda kullanılan ilaç, kişinin allopatik belirtileri dışında mental ve psikolojik durumuna da uymalıdır. Bu nedenle, allopatideki gibi standart bir hastalık için reçete homeopatide söz konusu değildir.

Düşünülenin aksine kanıta dayalı olarak çalışılır. Homeopati, iki yüzyılı aşkın bir süredir bilgiler ışığında, deneysel bir disiplin olarak gelişmiştir. Homeopatik ilaçların etkinliği, sağlıklı insanlar üzerinde yapılan denemeler sonucunda belirlenir. Denenen ilaçların sağlıklı insanlarda neden olduğu belirtiler Materia Medica adı verilen kitaplarda toplanır. Hastanın tablosunun örtüştüğü tek bir ilaç belirlenir ve bu ilaç, yaşam gücünü uyarabilecek minimum dozda kullanılır.

Sağlıklı durumdayken fiziksel bedene hayat veren manevi yaşam gücü (dynamis), vücudun tüm kısımlarının his ve faaliyetlerini, hayranlık uyandıran bir uyum içinde tutmaktadır (Organon paragraf 9). Homeopati bir regülasyon tedavisidir: Yaşam gücünün uyarımla iyileştirilebilme imkanı varsa tercih edilir. Vücut sistemi tükenmişse veya geri dönüşümsüz bir hasar söz konusuysa tercih edilmez. Örneğin homeopati cerrahi bir prosedür yerine kullanılamaz ama sonraki iyileşme sürecini hızlandırabilir.

Özetle bir hastalığın homeopatik sağaltımındaki başarı, sadece tek ilaç prensibine değil aynı zamanda minimum doz prensibi de uyularak elde edilir. Bu prensibe göre İlaç iyileştirme gücünü harekete geçirebilecek ve beklenen değişikliği sağlayabilecek en küçük dozda verilir. Bu yaklaşım hastaya zarar vermeyen, ılımlı bir tedavinin yapılmasını sağlar.

Özetle homeopatik felsefenin dört temel kuralı:

  • İlaç olarak kullanılan maddeler sağlıklı bireyler üzerinde denenir,
  • Kanıtlanmış ilaçların seçimi ve uygulaması benzerlik yasasına göre yapılır,
  • Tek ilaç,
  • Minimum doz.